CHP'nin Schengen vizesi randevularındaki yoğunluğu azaltmaya yönelik önerisi, Meclis'te AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Vize sürecinde son gelişmeler.
# Schengen Vizesi Randevu Önerisi Reddedildi: CHP Ne İstedi?
Değerli seyahat tutkunları ve MY Seyahat okuyucuları,
Son yıllarda Türk vatandaşları için yurt dışı seyahatleri, özellikle de Avrupa'ya yönelik planlar, "Schengen Vizesi" adını duyduğumuz anda içimizde bir burukluk yaratmaya başladı. Eskiden nispeten daha kolay olan vize alma süreci, şimdi uzun randevu bekleme süreleri, artan ret oranları ve zorlaşan evrak prosedürleriyle adeta bir labirente dönüştü. Pek çok vatandaşımız, hayalini kurduğu Avrupa gezisini, iş seyahatini ya da eğitim fırsatını bu engeller yüzünden ertelemek zorunda kalıyor. Bu durum, sadece bireysel planları değil, ülkemizin uluslararası ilişkilerini, ekonomik ve kültürel bağlarını da olumsuz etkiliyor.
İşte tam da bu sıkıntıların gölgesinde, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu vize krizine dikkat çekmek ve çözüm yolları aramak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne önemli bir öneri sundu. Bu öneri, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi alırken yaşadığı zorlukların araştırılması ve bu soruna kalıcı çözümler bulunması hedefiyle hazırlandı. Ancak maalesef, bu öneri mecliste yapılan oylama sonucunda reddedildi. Bu gelişme, hali hazırda vize süreçlerinde çile çeken vatandaşlarımızın umutlarını bir kez daha yeşertip sonra söndürdü. Peki, CHP tam olarak ne talep etti? Öneri neden reddedildi ve bu durum, biz seyahat severler için ne anlama geliyor? Gelin, MY Seyahat olarak bu karmaşık konuyu detaylarıyla inceleyelim.

CHP Ne Talep Etti? Önerinin Detayları
CHP'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduğu önerge, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında karşılaştığı sorunların kapsamlı bir şekilde araştırılmasını ve bu sorunların çözümüne yönelik somut adımların atılmasını amaçlıyordu. Önergenin temelinde yatan fikir, vize başvuru süreçlerindeki aksaklıkların, randevu bulunamamasının, yüksek ret oranlarının ve haksız uygulamaların nedenlerini derinlemesine incelemekti. Parti, bu konuda bir Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Bu araştırma önergesinin ana hatları şu şekilde özetlenebilir:
- Vize Krizi'nin Kapsamlı Araştırılması: Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerinden vize almakta yaşadığı sorunların, bu sorunların nedenlerinin ve sonuçlarının detaylı bir şekilde incelenmesi. Bu, sadece bireysel mağduriyetleri değil, Türkiye'nin uluslararası arenadaki itibarını ve ekonomik ilişkilerini de kapsayan geniş bir araştırmayı öngörüyordu.
- Randevu Sorununa Çözüm Arayışı: Vize başvuru merkezlerinde yaşanan randevu sıkıntısı, aylar süren bekleme süreleri ve aracı kurumların yüksek ücret talepleri gibi konuların ele alınması. Özellikle "kontenjan yok" bahanesinin arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkarılması hedefleniyordu.
- Ret Oranlarındaki Artışın Nedenleri: Schengen vizesi ret oranlarının son dönemde ciddi şekilde artış göstermesinin altında yatan sebeplerin araştırılması. Başvuru sahiplerinin neden reddedildiği, hangi kriterlerin daha sıkı uygulandığı ve bu retlerin ne kadarının haksız olduğu gibi sorulara yanıt aranması bekleniyordu.
- Haksız Uygulamaların Tespiti: Vize başvuru süreçlerinde karşılaşılan bürokratik engeller, insan hakları ihlalleri iddiaları ve aracı kurumların kötüye kullanımları gibi konuların mercek altına alınması.
- Hükümetin Diplomatik Girişimleri: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin bu vize krizini aşmak için yaptığı veya yapması gereken diplomatik girişimlerin etkinliğinin değerlendirilmesi ve yeni stratejiler geliştirilmesi.
CHP, bu önergeyle aslında bir "vize zirvesi" niteliğinde bir Meclis Araştırması yapılmasını, tüm paydaşların (dışişleri bakanlığı, seyahat acenteleri, mağdur vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları) görüşlerinin alınmasını ve ortaya çıkan bulgular ışığında kalıcı, sürdürülebilir çözümler üretilmesini amaçlıyordu. Bu, sadece kısa vadeli çözümler yerine, Türk vatandaşlarının Avrupa'ya seyahat özgürlüğünü uzun vadede güvence altına alacak politikaların geliştirilmesi yönünde atılmış önemli bir adımdı. Ancak, meclis gündemine taşınan bu öneri, beklendiği gibi kabul görmedi.
Meclis'te Neler Oldu? Önerinin Reddi ve Gerekçeler
CHP'nin Schengen vizesi sorunlarının araştırılmasına yönelik Meclis Araştırması önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşüldü. Yapılan oylama sonucunda, önerge Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Bu ret kararı, vize süreçlerinde yaşanan mağduriyetlere çözüm bekleyen pek çok vatandaşımız için hayal kırıklığı yarattı.
Önergenin reddedilme gerekçeleri, meclis kürsüsünden yapılan konuşmalarda ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarda farklı şekillerde dile getirildi. Genel olarak, iktidar partileri ve müttefikleri tarafından sunulan temel argümanlar şunlardı:
- Mevcut Çalışmaların Yeterliliği: Reddeden taraflar, Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili zaten aktif çalışmalar yürüttüğünü ve diplomatik kanallarla sorunun çözümü için girişimlerde bulunulduğunu savundu. Bu argümana göre, ayrı bir Meclis Araştırması komisyonu kurulmasına gerek olmadığı, mevcut mekanizmaların yeterli olduğu belirtildi.
- Siyasi Polemik Endişesi: Bazı milletvekilleri, önergenin siyasi bir polemik aracı olarak kullanılabileceği ve konunun siyasi tartışmalara alet edilebileceği endişesini dile getirdi. Vize sorununun hassas bir diplomatik konu olduğu ve bu tür bir araştırmanın uluslararası ilişkileri olumsuz etkileyebileceği iddia edildi.
- Önergenin Gereksizliği: Vize süreçlerinin zaman zaman dünya genelinde yaşanan olağanüstü durumlar (pandemi gibi) veya ülkeler arası ilişkilerdeki gerilimler nedeniyle zorlaşabileceği, bunun sadece Türkiye'ye özgü bir durum olmadığı ve dolayısıyla özel bir araştırma gerektirmediği öne sürüldü.
Bu gerekçelerle, CHP'nin önerisi yeterli desteği bulamadı ve meclisten geçmedi. Bu durum, vize krizinin çözümüne yönelik siyasi arenadaki farklı yaklaşımları bir kez daha gözler önüne serdi. Muhalefet, sorunun ciddiyetini vurgularken ve çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini savunurken, iktidar kanadı sorunun mevcut diplomatik yollarla takip edildiğini ve Meclis Araştırması'nın gereksiz olduğunu belirtti. Bu gelişme, Türk vatandaşlarının vize alma çilesinin kısa vadede siyasi bir çözüm bulamayacağı endişesini artırdı.

Vize Krizi: Türk Vatandaşlarının Gözünden Durum
Schengen vizesi randevu önergesinin reddedilmesi, aslında uzun süredir devam eden ve her geçen gün derinleşen bir "vize krizi"nin sadece küçük bir parçası. Türk vatandaşları olarak, Avrupa ülkelerine seyahat etme hayali kuran herkesin karşılaştığı zorluklar, artık günlük hayatımızın bir gerçeği haline geldi. Peki, bu krizin somut yansımaları neler?
Öncelikle, uzun randevu bekleme süreleri en büyük sorunlardan biri. Eskiden birkaç hafta içinde alınabilen randevular, şimdi ayları bulabiliyor, hatta bazı konsolosluklar için neredeyse imkansız hale geliyor. Bu durum, anlık seyahat planları yapmayı neredeyse olanaksız kılıyor. İş insanları önemli toplantıları kaçırıyor, öğrenciler eğitim programlarına yetişemiyor, aileler ise özel günlerde bir araya gelemiyor. Seyahat planları, vize randevusu takvimine göre değil, vize randevusu takvimi seyahat planlarına göre şekillenmek zorunda kalıyor.
İkinci olarak, yüksek ret oranları dikkat çekiyor. Vize başvurularının reddedilme oranı, son yıllarda belirgin bir artış gösterdi. Eksiksiz hazırlanan, tüm şartları karşılayan başvuruların bile "seyahat amacının belgelenememesi," "geri döneceğine dair şüphe" gibi muğlak gerekçelerle reddedildiği durumlar sıkça yaşanıyor. Bu retler, başvuru sahiplerinde hem maddi (vize ücretleri, aracı kurum ücretleri, otel/uçak rezervasyonları) hem de manevi büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Üstelik bir ret, sonraki başvuruları da olumsuz etkileyebiliyor.
Üçüncü olarak, artan maliyetler cebimizi yakıyor. Vize başvuru ücretleri, aracı kurumların hizmet bedelleri, evrak tercüme ve noter masrafları, seyahat sigortası gibi kalemler, Avrupa seyahatini zaten pahalı bir hale getirirken, bir de randevu bulmak için ödenen "ek ücretler" veya "danışmanlık" adı altında alınan fahiş bedeller bütçeleri iyice zorluyor. Bu durum, orta gelirli vatandaşlar için Avrupa'yı adeta "ulaşılamaz" bir yer haline getiriyor.
Bu kriz, sadece turistik gezileri değil, aynı zamanda iş, eğitim ve kültürel alışverişleri de derinden etkiliyor. Türk şirketleri uluslararası fuarlara katılamıyor, öğrenciler yurt dışı eğitim hayallerini ertelemek zorunda kalıyor, bilim insanları konferanslara gidemiyor. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası arenadaki görünürlüğünü ve rekabet gücünü de zayıflatıyor. Türk vatandaşları, kendilerini adeta "istenmeyen" veya "güvenilmeyen" bireyler gibi hissediyor, bu da ulusal gururu ve özgüveni zedeleyen bir durum yaratıyor. Bu vize krizi, sadece bir bürokratik sorun olmaktan çıkıp, sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir probleme dönüşmüş durumda.
Reddedilen Öneriye Rağmen Ne Yapmalı? Pratik İpuçları
CHP'nin Meclis Araştırması önergesinin reddedilmiş olması, vize krizine yönelik siyasi bir çözümün kısa vadede ufukta görünmediği anlamına gelse de, bizlerin seyahat etme arzumuzu ve ihtiyacımızı ortadan kaldırmıyor. Bu zorlu süreçte, başvurunuzun başarı şansını artırmak ve olası sorunları en aza indirmek için uygulayabileceğiniz bazı pratik ipuçları ve stratejiler bulunuyor. MY Seyahat olarak, bu süreçte size yol göstermekten mutluluk duyarız.
İşte vize başvurunuzu yaparken dikkat etmeniz gerekenler:
- Erken Başvurun, Çok Erken Başvurun! Vize randevu sürelerinin uzadığını göz önünde bulundurarak, seyahat tarihinizden mümkün olan en az 3-4 ay önce başvurunuzu yapmaya çalışın. Bazı popüler ülkeler ve yoğun dönemler için bu süre daha da uzayabilir. Ne kadar erken başvuru yaparsanız, hem randevu bulma şansınız artar hem de olası ek belge talepleri veya gecikmeler için yeterli zamanınız olur.
- Evraklarınızı Eksiksiz ve Titizlikle Hazırlayın: Vize başvurularındaki ret nedenlerinin başında eksik veya hatalı evraklar geliyor. Konsoloslukların ve vize başvuru merkezlerinin web sitelerindeki güncel evrak listelerini dikkatlice inceleyin. Her belgenin orijinalini ve fotokopisini, istenen formatta (örneğin, İngilizce tercüme edilmiş ve noter onaylı) hazırladığınızdan emin olun. Gelir belgeleri, banka hesap dökümleri, tapu/araç ruhsatı gibi Türkiye'deki bağlarınızı gösteren belgelerin güncel ve yeterli olduğundan emin olun.
- Seyahat Amacınızı Net ve Tutarlı Belgeleyin: Seyahat amacınız (turistik, ticari, aile ziyareti vb.) ne olursa olsun, bunu destekleyici belgeleri eksiksiz sunun. Otel rezervasyonları, uçak biletleri (tercihen sadece rezervasyon, vize onayı gelmeden bilet almayın), davet mektupları, iş yazıları gibi belgelerin tarihleri ve detayları birbiriyle tutarlı olmalı. Seyahat planınızı bir dilekçe ile detaylandırmak da faydalı olabilir.
- Türkiye'deki Bağlarınızı Güçlü Bir Şekilde Gösterin: Konsolosluklar, başvuru sahibinin ülkesine geri döneceğine dair güçlü kanıtlar ararlar. Bu nedenle, Türkiye'de sahip olduğunuz mülkler (tapu, araç ruhsatı), aile bağları (evlilik cüzdanı, çocukların okul kayıtları), iş durumu (maaş bordrosu, işe giriş bildirgesi, şirket evrakları) ve banka hesap dökümlerinizdeki düzenli gelirler, bu bağları gösteren önemli delillerdir.
- Seyahat Sigortasını İhmal Etmeyin: Schengen vizesi için zorunlu olan seyahat sağlık sigortasını, istenen kapsama ve limitlere uygun olarak yaptırdığınızdan emin olun. Bu, hem başvurunuz için zorunlu bir belge hem de yurt dışında başınıza gelebilecek olası sağlık sorunlarına karşı sizi güvence altına alır.
- Profesyonel Destek Almaktan Çekinmeyin: Vize süreçlerinin karmaşıklığı ve sürekli değişen kurallar göz önüne alındığında, uzman bir danışmanlık hizmeti almak işinizi büyük ölçüde kolaylaştırabilir. MY Seyahat olarak, deneyimli ekibimizle vize dosyanızın hazırlanmasında, randevu süreçlerinin takibinde ve evraklarınızın eksiksiz olmasında size profesyonel destek sağlıyoruz. Doğru bilgi ve yönlendirme ile başvurunuzun ret riskini minimize edebilirsiniz.
- Alternatif Destinasyonları Değerlendirin: Eğer Schengen vizesi almakta çok zorlanıyor veya acil bir seyahat ihtiyacınız varsa, vizesiz seyahat edebileceğiniz veya vizeyi kapıda alabileceğiniz ülkelere yönelmek de bir seçenek olabilir. Bu, hem seyahat arzunuzu tatmin etmenizi sağlar hem de vize süreçlerinin stresinden uzak kalmanıza yardımcı olur.
Unutmayın, vize başvurusu bir süreçtir ve sabır gerektirir. Tüm adımları dikkatlice takip etmek ve doğru bilgiyle hareket etmek, başarı şansınızı önemli ölçüde artıracaktır.

Geleceğe Bakış: Vize Sorununa Kalıcı Çözümler Mümkün mü?
CHP'nin vize önergesinin reddedilmesi, kısa vadede siyasi bir çözüm beklentisini azaltsa da, Türk vatandaşlarının yaşadığı bu sorunun varlığı ve ciddiyeti ortadan kalkmış değil. Vize krizi, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde önemli bir başlık olmaya devam ediyor ve bu durumun hem diplomatik hem de ekonomik sonuçları bulunuyor. Peki, gelecekte bu soruna kalıcı çözümler bulmak mümkün mü?
Kalıcı bir çözüm, çok yönlü bir yaklaşım gerektiriyor. Öncelikle, diplomatik kanalların daha etkin kullanılması büyük önem taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın, Schengen ülkeleriyle ve Avrupa Birliği ile bu konuyu en üst düzeyde ve sürekli olarak gündeme getirmesi gerekiyor. Vize süreçlerindeki zorlukların, sadece bireysel mağduriyetler değil, aynı zamanda ülkeler arası ilişkileri ve ekonomik iş birliğini de olumsuz etkilediği vurgulanmalı. Karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve vize kolaylığı anlaşmalarının güncellenmesi gibi adımlar atılabilir.
İkinci olarak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesinin vize başvuru süreçlerine entegre edilmesi gerekiyor. Vize retlerinin nedenlerinin daha açık bir şekilde bildirilmesi, başvuru sahiplerine itiraz süreçlerinde daha fazla şeffaflık sunulması, aracı kurumların denetiminin artırılması ve haksız uygulamaların önüne geçilmesi, sürecin adaletini artıracaktır. Bu, hem başvuru sahiplerinin güvenini yeniden kazanmaya yardımcı olacak hem de olası suiistimallerin önüne geçecektir.
Üçüncü olarak, Türkiye'nin kendi iç dinamikleri de bu süreçte rol oynuyor. Ülke içindeki ekonomik istikrar, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi standartlarının güçlendirilmesi, uluslararası alanda Türkiye'nin itibarını artırarak, vize veren ülkelerin bakış açısını olumlu yönde etkileyebilir. Bu, uzun vadede vize kolaylığı sağlayabilecek temel unsurlardan biridir.
Son olarak, seyahat sektörünün ve sivil toplum kuruluşlarının sesi de bu süreçte önemli. MY Seyahat gibi seyahat acenteleri, vize süreçlerinde yaşanan sorunları doğrudan deneyimleyen ve çözüm arayışında olan paydaşlardır. Sektör temsilcilerinin, yaşanan sorunları kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşarak farkındalık yaratması ve çözüm önerileri sunması, kalıcı çözümlerin bulunmasına katkı sağlayacaktır. Bu, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin seyahat özgürlüğünü de ilgilendiren önemli bir konudur.
Sonuç: MY Seyahat ile Schengen Vizesi Sürecinde Yanınızdayız
Değerli seyahat severler, Schengen vizesi randevu önergesinin reddedilmesi, vize süreçlerindeki zorlukların kısa vadede siyasi bir çözüme kavuşmayacağını gösterse de, bu durum seyahat hayallerimizden vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. Aksine, bu zorlu süreçte daha bilinçli, daha hazırlıklı ve daha stratejik hareket etmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
MY Seyahat olarak, bu karmaşık ve stresli vize başvuru sürecinde sizin yanınızdayız. Uzman ekibimizle, güncel vize prosedürleri hakkında doğru ve güvenilir bilgi sağlayarak, evraklarınızın eksiksiz ve hatasız hazırlanmasına yardımcı olarak, randevu süreçlerinde size rehberlik ederek ve olası tüm sorularınızı yanıtlayarak, başvurunuzun başarı şansını en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz.
Unutmayın, doğru bilgi, eksiksiz dosya ve profesyonel destekle, Schengen vizesi kapıları hala aralanabilir. Hayallerinizdeki Avrupa seyahatini gerçekleştirmek için atacağınız her adımda, MY Seyahat olarak size yardımcı olmaktan ve bu engelleri birlikte aşmaktan gurur duyarız. Bize ulaşın, seyahat planlarınızı gerçeğe dönüştürmek için ilk adımı birlikte atalım!
Sikca Sorulan Sorular
CHP'nin Schengen vizesi randevu önerisi neydi?
CHP, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi randevusu almakta yaşadığı yoğunluk ve uzun bekleme sürelerini gidermek amacıyla Meclis'e bir araştırma ve çözüm önerisi sundu. Öneri; randevu sisteminin iyileştirilmesi, konsolosluklar nezdinde diplomatik girişimlerin artırılması ve vize süreçlerinin şeffaflaştırılması gibi talepleri kapsıyordu. Ancak önerge, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilerek gündemin dışında bırakıldı.
Schengen vizesi randevusu neden bu kadar zor alınıyor?
Schengen vizesi randevu krizinin birden fazla nedeni bulunmaktadır: Avrupa konsolosluklarının Türkiye'deki kapasitelerini kısıtlaması, pandemi sonrası biriken başvuru yığılması, bot yazılımlarla randevuların karaborsaya düşürülmesi ve Türkiye'nin AB ile yaşadığı diplomatik gerilimler bu nedenlerin başında gelmektedir. Özellikle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya konsolosluklarında randevu bulmak aylarca sürebilmektedir.
Schengen vizesi randevusu için ne kadar beklemek gerekiyor?
2025 itibarıyla Türkiye'den yapılan Schengen vizesi başvurularında randevu bekleme süresi ülkeye ve konsolosluğa göre büyük farklılık göstermektedir. Almanya ve Fransa konsolosluklarında ortalama bekleme süresi 8-16 hafta arasında değişirken, İspanya ve İtalya için bu süre 4-12 haftaya kadar uzayabilmektedir. Yoğun dönemlerde (yaz ayları, bayram öncesi) randevu bulmak neredeyse imkânsız hale gelmektedir.
Schengen vizesi randevusu alamayanlar ne yapabilir?
Schengen vizesi randevusu bulamayanlar için birkaç alternatif yol mevcuttur: 1) Resmi konsolosluk web sitelerini düzenli aralıklarla takip ederek iptal edilen randevuları yakalamak, 2) Vize başvuru merkezleri (VFS Global, TLScontact) üzerinden ücretli öncelikli randevu hizmetlerinden yararlanmak, 3) Seyahat acenteleri aracılığıyla kurumsal başvuru kanallarını kullanmak, 4) Gidilmek istenen ülke yerine aynı Schengen bölgesindeki başka bir ülkenin konsolosluğuna başvurmak. Ancak son seçenekte asıl giriş ülkesinin konsolosluğuna başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.
Schengen vizesi randevu sorunu 2025-2026'da çözülecek mi?
AB'nin dijital Schengen vizesi projesinin 2026 yılında hayata geçmesi planlanmaktadır. Bu sistem, vize başvurularının çevrimiçi yapılmasına olanak tanıyarak konsolosluk randevu yükünü önemli ölçüde azaltması beklenmektedir. Ayrıca Schengen EES (Giriş-Çıkış Sistemi) ve ETIAS uygulamalarının devreye girmesiyle süreçlerin kısmen dijitalleşeceği öngörülmektedir. Ancak diplomatik ilişkilerin seyri ve konsolosluk kapasitelerinin artırılıp artırılmayacağı, sorunun ne ölçüde çözüleceğini belirleyecektir.
Ilgili Yazilar
My Travel Ekibi
Seyahat Editörü
My Travel ekibi olarak seyahat, vize ve turizm alanında güncel haberleri ve rehber içerikleri sizler için hazırlıyoruz.


