Vizesiz Avrupa hayali gerçek oluyor mu? Türkiye'nin kalan 6 kriteri tamamlamasıyla Schengen vize muafiyeti ve Avrupa seyahatleri kolaylaşacak mı?
Türkiye'nin vizesiz Avrupa hayali, uzun yıllardır gündemde olan ve milyonlarca vatandaşımızı doğrudan ilgilendiren kritik bir konudur. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Vize Muafiyeti Diyaloğu kapsamında belirlenen 72 kriterin büyük çoğunluğu karşılanmış olsa da, kalan 6 kriterin tamamlanması süreci hem teknik hem de siyasi engellerle dolu bir yolculuk olmaya devam etmektedir. Bu blog yazımızda, MY Visa olarak edindiğimiz derin tecrübe ve uzmanlıkla, Türkiye'nin vizesiz Avrupa hedefine ulaşması için tamamlaması gereken son adımları, bu kriterlerin detaylarını ve sürecin geleceğine dair gerçekçi bir bakış açısını sunacağız.
Giriş: Vizesiz Avrupa Hayali ve Türkiye
Avrupa'ya vizesiz seyahat edebilmek, Türk vatandaşları için sadece bir seyahat kolaylığı olmanın ötesinde, Avrupa ile kültürel, ekonomik ve sosyal bağların güçlenmesi anlamına gelmektedir. 2013 yılında başlatılan Vize Muafiyeti Diyaloğu, bu hedefe ulaşmak için atılan önemli bir adımdı. Avrupa Birliği, Türkiye'ye vize muafiyeti tanımak için 72 maddelik bir kriter listesi sunmuş ve Türkiye de bu kriterlerin büyük bir kısmını yerine getirmek için önemli reformlar yapmıştır. Ancak, süreç beklendiği kadar hızlı ilerlememiş ve hala tamamlanması gereken kritik maddeler bulunmaktadır.
Vize süreçlerinin karmaşıklığı, uzun bekleme süreleri ve reddedilme riskleri, Türk vatandaşlarının Avrupa seyahatlerini sıklıkla zorlaştırmaktadır. Bu durum, hem bireysel planları etkilemekte hem de ticari ve akademik ilişkilerde engeller yaratmaktadır. MY Visa olarak, bu zorlukların farkındayız ve vize danışmanlığı alanındaki uzmanlığımızla, vatandaşlarımızın seyahat hayallerini gerçeğe dönüştürmek için titizlikle çalışmaktayız. Ancak nihai çözüm, şüphesiz vize muafiyetinin tesis edilmesidir.
Vize Muafiyeti Diyaloğu ve Yol Haritası: Nereden Nereye?
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize muafiyeti diyaloğu, 16 Aralık 2013 tarihinde resmen başlamıştır. Bu diyalog, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Diyalog çerçevesinde, AB Komisyonu tarafından Türkiye'ye "Vize Serbestisi Yol Haritası" sunulmuş ve bu yol haritası, beş ana başlık altında toplanan 72 kriterden oluşmuştur:
- Belge Güvenliği: Pasaportların ve kimlik belgelerinin güvenliği, sahteciliğin önlenmesi.
- Düzensiz Göç Yönetimi: Sınır yönetimi, geri kabul anlaşmalarının uygulanması ve insan kaçakçılığıyla mücadele.
- Kamu Düzeni ve Güvenliği: Terörle mücadele, organize suçlarla mücadele, adli işbirliği.
- Temel Haklar: Kişisel verilerin korunması, ayrımcılıkla mücadele, ifade ve basın özgürlüğü.
- Geri Kabul Anlaşmaları: AB ülkelerinden Türkiye'ye geri gönderilecek düzensiz göçmenlerin kabulü.
Türkiye, bu kriterlerin büyük bir bölümünü yerine getirmek için önemli yasal düzenlemeler ve idari reformlar yapmıştır. Örneğin, yeni pasaport sistemine geçilmesi, Biyometrik Verilerin Korunması Kanunu'nun çıkarılması ve sınır güvenliğinin artırılması gibi adımlar atılmıştır. Bu ilerlemeler, AB Komisyonu'nun raporlarında da zaman zaman takdirle karşılanmıştır. Ancak, yol haritasının tamamlanması için kritik önem taşıyan bazı kriterler, çeşitli nedenlerle hala tam olarak karşılanamamıştır.

Kalan 6 Kriter: Detaylı İnceleme ve Türkiye'nin Önündeki Engeller
Vize muafiyeti diyaloğunun nihai aşamasına ulaşılmasını engelleyen ve Türkiye'nin tamamlaması beklenen "kalan 6 kriter" olarak bilinen maddeler, genellikle şu başlıklar altında ele alınmaktadır:
1. Terörle Mücadele Kanunu'nun AB Standartlarına Uyumu
Bu kriter, AB'nin Türkiye'den en temel beklentilerinden biridir ve aynı zamanda en çok tartışılan maddelerden biridir. AB, Türkiye'nin mevcut Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) kapsamının geniş olduğunu ve bu kanun kapsamında gazetecilerin, akademisyenlerin veya sivil toplum aktivistlerinin "terör propagandası" veya "terör örgütüne yardım" suçlamalarıyla yargılanabileceği endişesini taşımaktadır. AB'nin beklentisi, TMK'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı'na uygun hale getirilmesi, ifade özgürlüğünü kısıtlamayacak şekilde daraltılması ve terör tanımının uluslararası standartlara çekilmesidir. Türkiye ise, kendi güvenlik endişeleri ve terörle mücadelesinin haklılığı bağlamında bu maddeye yaklaşmakta ve kanunda kapsamlı bir değişiklik yapma konusunda çekinceler taşımaktadır. Bu konuda atılacak adımlar, AB ile Türkiye arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
2. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun Tam Uygulanması
Türkiye, 2016 yılında "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu"nu (KVKK) yürürlüğe koyarak önemli bir adım atmıştır. Ancak AB, bu kanunun AB'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile tam uyum sağlamadığını ve özellikle veri koruma otoritesinin (KVKK Kurulu) bağımsızlığı konusunda eksiklikler olduğunu belirtmektedir. AB'nin beklentisi, veri koruma otoritesinin siyasi etkilerden tamamen arındırılması, idari ve mali özerkliğinin sağlanması ve bireylerin kişisel verilerine erişim, düzeltme ve silme haklarının tam olarak güvence altına alınmasıdır. Ayrıca, uluslararası veri transferleri konusunda da AB standartlarına uygun düzenlemeler talep edilmektedir. Bu alandaki iyileştirmeler, Türkiye'nin dijitalleşme sürecinde AB ile entegrasyonu için de vazgeçilmezdir.
3. Yolsuzlukla Mücadele Tedbirleri ve Şeffaflık
Avrupa Birliği, Türkiye'den yolsuzlukla mücadele konusunda daha etkin ve şeffaf adımlar atmasını beklemektedir. Bu kriter, yolsuzluğun önlenmesi, soruşturulması ve cezalandırılması için bağımsız ve güçlü kurumların oluşturulmasını, kamu ihale süreçlerinde şeffaflığın artırılmasını ve kamu görevlilerinin mal varlığı beyanlarının etkin bir şekilde denetlenmesini kapsamaktadır. AB, özellikle uluslararası yolsuzlukla mücadele standartlarına (örneğin GRECO tavsiyeleri) uyumu ve yolsuzlukla mücadele stratejisinin güçlendirilmesini vurgulamaktadır. Etkin bir yolsuzlukla mücadele mekanizması, sadece AB beklentilerini karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye'de hukukun üstünlüğünü ve iyi yönetişimi pekiştirecektir.
4. AB ile Etkin Adli İşbirliği
Bu kriter, Türkiye'nin AB üyesi ülkelerle adli konularda daha etkin bir işbirliği yapmasını öngörmektedir. Özellikle suçluların iadesi, karşılıklı hukuki yardım taleplerinin yerine getirilmesi ve Europol ile işbirliğinin güçlendirilmesi gibi alanları kapsamaktadır. AB, Türkiye'den adli sistemin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda daha fazla güvence talep etmekte, yargının siyasi etkilerden arındırılmasını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının eksiksiz uygulanmasını beklemektedir. Bu, sadece vize muafiyeti için değil, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası hukuk sistemindeki konumunu sağlamlaştırmak için de hayati öneme sahiptir.
5. Geri Kabul Anlaşması'nın Tam ve Etkili Uygulanması
Türkiye ile AB arasında 2013 yılında imzalanan ve 2014 yılında yürürlüğe giren Geri Kabul Anlaşması, vize muafiyeti diyaloğunun temelini oluşturan en önemli belgelerden biridir. Anlaşma, AB ülkelerinden Türkiye'ye geri gönderilecek düzensiz göçmenlerin Türkiye tarafından kabul edilmesini öngörmektedir. AB, vize muafiyetinin ancak bu anlaşmanın tam ve etkili bir şekilde uygulanmasıyla mümkün olacağını net bir şekilde belirtmiştir. Ancak, özellikle 2016 yılından bu yana, anlaşmanın uygulanmasında çeşitli aksaklıklar ve siyasi gerilimler yaşanmıştır. Türkiye, anlaşmanın AB tarafından da tam olarak uygulanmadığını (özellikle göçmen yükünün paylaşılması konusunda) savunmaktadır. Bu anlaşmanın sorunsuz işlemesi, vize muafiyeti sürecinin kilidini açacak anahtarlardan biridir.
6. Pasaport Güvenliği ve Sahtecilikle Mücadele Alanında AB Standartlarına Uyum
Her ne kadar ilk 5 madde daha çok öne çıksa da, pasaport güvenliği ve sahtecilikle mücadele, özellikle belge güvenliği başlığı altında kritik bir kriterdir. Türkiye, biyometrik pasaportlara geçiş ve çip teknolojisinin kullanımı gibi önemli adımlar atmıştır. Ancak AB, pasaportların ve diğer kimlik belgelerinin sahteciliğe karşı daha da güçlendirilmesini, AB'nin güvenlik standartlarına tam uyumun sağlanmasını ve uluslararası işbirliğiyle bu alandaki tehditlere karşı daha etkin mücadele edilmesini beklemektedir. Bu kriter, aslında 72 maddenin ilk başlıklarından biri olsa da, sürekli güncellenen güvenlik tehditleri ve teknolojiler ışığında devamlı bir uyum süreci gerektirmektedir. Türkiye'nin mevcut pasaportları uluslararası standartlara uygun olsa da, AB'nin sürekli değişen ve gelişen güvenlik beklentilerine adaptasyon süreci devam etmektedir.

Türkiye'nin Mevcut Durumu ve Atılan Adımlar
Türkiye, Vize Muafiyeti Yol Haritası'ndaki kriterleri karşılamak için önemli çabalar sarf etmiştir. Özellikle biyometrik pasaportlara geçiş, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun çıkarılması ve sınır yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi gibi konularda somut adımlar atılmıştır. İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı gibi kurumlar, AB ile yürütülen diyaloglarda aktif rol oynamış ve birçok teknik düzenlemeyi hayata geçirmiştir.
Ancak, kalan 6 kriterin doğası gereği, bu maddeler sadece teknik düzenlemelerle değil, aynı zamanda siyasi irade ve temel haklar alanında yapısal reformlarla da yakından ilişkilidir. Özellikle Terörle Mücadele Kanunu ve yargı bağımsızlığı konuları, Türkiye'nin iç politik dinamikleri ve güvenlik öncelikleri nedeniyle daha karmaşık bir hal almıştır. Avrupa Birliği'nin, Türkiye'deki insan hakları, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına ilişkin raporları, bu alanlardaki endişelerin devam ettiğini göstermektedir.
AB'nin Beklentileri ve Siyasi Boyut
AB için vize muafiyeti, sadece teknik kriterlerin yerine getirilmesiyle sınırlı değildir; aynı zamanda Türkiye'de hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve demokratik standartlara uyum gibi daha geniş siyasi beklentileri de içermektedir. AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu, bu konularda Türkiye'ye yönelik eleştirilerini açıkça dile getirmektedir.
Siyasi boyut, vize muafiyeti sürecini teknik bir konudan çok daha karmaşık hale getirmektedir. Türkiye-AB ilişkilerindeki genel gerilimler (Doğu Akdeniz, Kıbrıs, göç anlaşması gibi konularda yaşanan anlaşmazlıklar), vize muafiyeti sürecini de olumsuz etkilemektedir. AB, Türkiye'nin Avrupa değerlerine bağlılığını ve demokratik reform sürecindeki kararlılığını görmek istemektedir. Bu bağlamda, Türkiye'nin atacağı her adım, sadece teknik bir uyum değil, aynı zamanda AB ile ilişkilerdeki genel atmosferi de etkileyecektir.
Vizesiz Avrupa'nın Türk Vatandaşları İçin Anlamı
Vizesiz Avrupa, Türk vatandaşları için sadece bir pasaportla seyahat kolaylığı değil, aynı zamanda çok daha derin anlamlar taşımaktadır:
- Seyahat Özgürlüğü: Vize başvurusu yapma zahmetinden kurtulmak, spontane seyahatleri mümkün kılacak, Avrupa'nın kültürel zenginliklerine erişimi kolaylaştıracaktır.
- Ekonomik Katkı: İş insanları, akademisyenler ve öğrenciler için Avrupa'ya seyahat kolaylığı, ticari ilişkilerin gelişmesine, akademik işbirliklerinin artmasına ve kültürel alışverişin zenginleşmesine katkıda bulunacaktır. Vize ücretleri, danışmanlık masrafları ve seyahat planlama süreleri ortadan kalkacak, bu da ülke ekonomisine dolaylı yoldan fayda sağlayacaktır.
- Psikolojik Etki: Vize reddi gibi olumsuz deneyimlerin ortadan kalkması, Türk vatandaşlarının Avrupa ile olan bağlarını güçlendirecek, karşılıklı anlayışı artıracaktır.
- Türkiye'nin İtibarı: Vize muafiyeti, Türkiye'nin AB standartlarına uyum sağladığının ve uluslararası arenada güvenilir bir ortak olduğunun bir göstergesi olacaktır.
MY Visa Olarak Tavsiyeler ve Seyahat Planlaması
MY Visa olarak, vize muafiyeti süreci tamamlanana kadar Türk vatandaşlarının Avrupa seyahatlerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmeleri için yanınızdayız. Schengen vizesi başvurularınızda uzman ekibimizle profesyonel destek sunarak, doğru belgelerle ve eksiksiz bir başvuru dosyasıyla şansınızı artırmanıza yardımcı oluyoruz.
Mevcut Durumda Yapılması Gerekenler:
- Erken Başvuru: Vize başvurularınızı seyahat tarihinizden en az 3-4 ay önce yapmaya özen gösterin.
- Eksiksiz Belge Temini: Gerekli tüm belgeleri (pasaport, davetiye, otel rezervasyonu, uçak bileti, finansal yeterlilik kanıtı, seyahat sağlık sigortası vb.) eksiksiz ve güncel olarak hazırlayın.
- Profesyonel Destek: Vize süreçlerinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, MY Visa (myvisa.tr) gibi deneyimli bir danışmanlık firmasından destek almak, hata yapma riskinizi azaltacak ve başvuru sürecinizi hızlandıracaktır.
- Seyahat Sağlık Sigortası: Schengen ülkeleri için zorunlu olan seyahat sağlık sigortanızı mutlaka yaptırın.
Vize Muafiyeti Sonrası İçin:
Vize muafiyeti gerçekleştiğinde dahi, Avrupa'ya seyahat edecek Türk vatandaşlarının "ETIAS" (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi) adı verilen bir sistem üzerinden önceden online başvuru yaparak seyahat izni almaları gerekecektir. Bu sistem, vizesiz seyahat eden ülkelerin vatandaşları için bir ön güvenlik kontrolü niteliğindedir. MY Visa olarak, ETIAS sistemi devreye girdiğinde de vatandaşlarımıza gerekli bilgilendirme ve başvuru desteğini sunmaya hazır olacağız.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Zorluklar
Türkiye'nin kalan 6 kriteri tamamlayabilmesi, hem iç politikadaki reform iradesine hem de AB ile ilişkilerdeki siyasi atmosfere bağlıdır. Teknik anlamda birçok adım atılmış olsa da, özellikle Terörle Mücadele Kanunu ve yargı bağımsızlığı gibi hassas konularda AB'nin beklentilerini karşılayacak adımların atılması, siyasi bir kararlılık gerektirmektedir.
Önümüzdeki dönemde, AB ile Türkiye arasındaki diyalogun yeniden canlanması ve karşılıklı güvenin tesis edilmesi, vize muafiyeti sürecinin ivme kazanması açısından hayati önem taşımaktadır. Her iki tarafın da yapıcı bir yaklaşımla masaya oturması, teknik konuların ötesindeki siyasi engellerin aşılmasına yardımcı olacaktır.
Vizesiz Avrupa, Türk vatandaşları için sadece bir seyahat kolaylığı değil, aynı zamanda Türkiye'nin Avrupa ile olan bağlarının güçlenmesi ve modernleşme sürecindeki kararlılığının bir göstergesi olacaktır. MY Visa olarak, bu sürecin yakından takipçisiyiz ve vatandaşlarımızın Avrupa seyahatlerini en kolay ve güvenli şekilde gerçekleştirmeleri için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Sıkça Sorulan Sorular
Schengen vizesi başvurusu yaparken nelere dikkat etmeliyim?
Schengen vizesi başvurusu yaparken en önemli husus, başvuru dosyanızın eksiksiz ve güncel belgelerle hazırlanmasıdır. Seyahat amacınızı net bir şekilde belirtmeli, finansal yeterliliğinizi kanıtlamalı, seyahat sağlık sigortanızı yaptırmalı ve tüm formları doğru bilgilerle doldurmalısınız. Ayrıca, başvuru yapacağınız konsolosluğun veya vize merkezinin güncel gereksinimlerini dikkatlice incelemek ve randevunuza zamanında gitmek de büyük önem taşır. MY Visa gibi uzman bir danışmanlık firmasından destek almak, bu süreci çok daha sorunsuz hale getirebilir.
Vize muafiyeti gerçekleşirse pasaportumda bir değişiklik yapmam gerekecek mi?
Vize muafiyeti gerçekleştiğinde, mevcut biyometrik pasaportunuzla seyahat edebilmeniz beklenmektedir. Ancak, pasaportunuzun geçerlilik süresinin AB'nin belirlediği standartlara (genellikle seyahat bitiş tarihinden itibaren en az 3-6 ay daha geçerli olması) uygun olması gerekecektir. Ek olarak, vize muafiyeti sonrası AB'ye seyahatlerde "ETIAS" (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi) üzerinden online bir başvuru yaparak seyahat izni almanız gerekecektir. Bu, pasaportunuzda fiziksel bir değişiklik gerektirmese de, seyahat öncesi atılması gereken yeni bir dijital adım olacaktır.
Türkiye, AB'nin beklediği 6 kriteri ne kadar sürede tamamlayabilir?
Kalan 6 kriterin tamamlanma süresi, büyük ölçüde Türkiye'nin siyasi iradesine ve AB ile ilişkilerin genel seyrine bağlıdır. Bu kriterler arasında yasal düzenlemeler (Terörle Mücadele Kanunu, Kişisel Verilerin Korunması), kurumsal reformlar (yolsuzlukla mücadele, yargı bağımsızlığı) ve uluslararası anlaşmaların tam uygulanması (Geri Kabul Anlaşması) gibi farklı nitelikte maddeler bulunmaktadır. Teknik olarak bazı adımlar hızlı atılabilecek olsa da, özellikle temel haklar ve hukukun üstünlüğüyle ilgili maddeler daha uzun soluklu ve yapısal reformlar gerektirmektedir. Dolayısıyla, kesin bir süre vermek mümkün olmamakla birlikte, sürecin siyasi bir ivmeyle hızlanabileceği veya mevcut haliyle uzun yıllar sürebileceği öngörülmektedir.
Vize muafiyeti, Birleşik Krallık (İngiltere) ve İrlanda Cumhuriyeti'ni de kapsayacak mı?
Hayır, Schengen Bölgesi vize muafiyeti, Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyeti'ni kapsamamaktadır. Birleşik Krallık, AB'den ayrıldığı için ve İrlanda Cumhuriyeti de Schengen Bölgesi'nin dışında kendi vize rejimini uyguladığı için, bu ülkelere seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının ayrı vize başvurusu yapmaları gerekecektir. Vize muafiyeti, yalnızca Schengen Bölgesi üyesi olan ülkelere (çoğu AB ülkesi ve bazı AB dışı Avrupa ülkeleri) vizesiz seyahat imkanı tanıyacaktır.
Sikca Sorulan Sorular
Türkiye'nin vizesiz Avrupa için tamamlaması gereken 6 kriter nelerdir?
Türkiye, AB ile yürütülen Vize Muafiyeti Diyaloğu kapsamında belirlenen 72 kriterden 66'sını tamamlamış durumdadır. Kalan 6 kriter genel olarak şu başlıklar altında toplanmaktadır: terörle mücadele mevzuatının AB standartlarına uyumlu hale getirilmesi, kişisel verilerin korunması mevzuatının güncellenmesi, yargı bağımsızlığına ilişkin düzenlemeler, biyometrik pasaport standartlarının eksiksiz uygulanması, geri kabul anlaşmasının tam olarak hayata geçirilmesi ve temel haklar alanındaki yasal reformlar. Bu kriterler hem teknik hem de siyasi açıdan hassas konuları kapsadığından süreç uzun soluklu bir müzakere gerektirmektedir.
Türk vatandaşları Avrupa'ya vizesiz ne zaman seyahat edebilecek?
Türkiye'nin vizesiz Avrupa seyahatine kavuşacağı kesin bir tarih henüz açıklanmamıştır. Süreç, 2013 yılında başlayan Vize Muafiyeti Diyaloğu çerçevesinde ilerlemekte olup kalan 6 kriterin tamamlanması ve AB Konseyi'nin onayı gerekmektedir. Uzmanlar, mevcut siyasi konjonktür ve teknik engeller göz önünde bulundurulduğunda en erken 2026-2027 yıllarında somut bir ilerleme kaydedilebileceğini öngörmektedir. Güncel gelişmeleri takip etmek için resmi AB ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklamalarını düzenli olarak kontrol etmeniz önerilir.
Türkiye'nin AB vize muafiyeti süreci neden bu kadar uzun sürüyor?
Sürecin uzamasının birden fazla nedeni bulunmaktadır. Birincisi, kalan kriterlerin büyük bölümü terörle mücadele yasaları ve yargı bağımsızlığı gibi siyasi açıdan hassas konuları kapsamaktadır. İkincisi, Türkiye-AB ilişkilerindeki genel gerilim müzakereleri olumsuz etkilemektedir. Üçüncüsü, geri kabul anlaşmasının uygulanmasında yaşanan aksaklıklar AB tarafının taleplerini artırmaktadır. Son olarak, AB üye devletlerinin iç siyasi dinamikleri de ortak bir karar alınmasını güçleştirmektedir. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde teknik kriterlerin ötesinde kapsamlı bir siyasi uzlaşı ihtiyacı doğmaktadır.
Vizesiz Avrupa seyahati Türk vatandaşlarına ne gibi avantajlar sağlayacak?
Vizesiz Avrupa seyahati hayata geçtiğinde Türk vatandaşları; vize başvurusu için harcanan zaman ve maddi maliyetten kurtulacak, Schengen bölgesindeki 27 ülkeye serbestçe seyahat edebilecek, iş, turizm ve eğitim amaçlı seyahatlerde bürokratik engeller ortadan kalkacak ve son dakika seyahat planları yapabilme esnekliğine kavuşacaktır. Ayrıca Türk turizm sektörü de bu gelişmeden olumlu etkilenecek; Avrupalı turistlerin Türkiye'ye gelişi kolaylaşırken Türk vatandaşlarının Avrupa'ya çıkışı da hızlanacaktır.
Türkiye vizesiz Avrupa kriterlerini tamamlamazsa ne olur?
Türkiye'nin kalan kriterleri tamamlayamaması durumunda mevcut durum devam edecek ve Türk vatandaşları Schengen bölgesine seyahat etmek için vize almaya devam edecektir. Bunun yanı sıra AB, Türkiye'ye yönelik vize politikasını daha da sıkılaştırabilir ya da mevcut vize kolaylıklarını geri çekebilir. Öte yandan Türkiye, AB dışındaki ülkelerle ikili vize muafiyeti anlaşmaları yaparak vatandaşlarına alternatif vizesiz seyahat imkânları sunmaya devam edebilir. Sürecin tamamen çökmesi halinde ise Türkiye-AB ilişkilerinde daha geniş çaplı diplomatik gerginliklerin yaşanması da ihtimal dahilindedir.
Ilgili Yazilar
My Travel Ekibi
Seyahat Editörü
My Travel ekibi olarak seyahat, vize ve turizm alanında güncel haberleri ve rehber içerikleri sizler için hazırlıyoruz.


